Pek bir renkli şahsiyet; yaşamla alay edebilen bünye...
Çoğu kez istediğini yapamamış olsa da bazı şeyleri gerçekten istemiştir bu kızımız. Hayatı çok boşlamış bu zamana kadar ama durmuş düşünmüş böyle olmaz demiştir bir yerden sonra. Olanlardan çok olamayanlar için üzülmüş, yapabildiklerine değil yapabileceği halde yapmadıklarından kızmıştır kendine. Elindekilerin kıymetini hep uçurumun kenarındayken fark etmiş; kaybetmemek için yeri geldimi kendini uçurumdan atmıştır. Bu zamana kadar gereğinden fazla yorulmuş, gereğinden fazla büyütmüştür olayları. Ta ki yaşadıklarını oturup adam gibi düşünüp de kendine dışardan bakana kadar böyle sürüp gitmiştir bu, ama artık kaybetme lüksü olmadığını bilir ve bunun için çabalar durur...
Hayatı ciddiye almak değil alsında onunkisi; tamamen kendini, sevdiklerini ve onu sevenleri ciddiye almakla yol aldı kızımız. İlk başlarda kendini yeterince önemsemediğini ve hayatı önemseyip yaşamak adına yaşıdığını düşünüyordu. Bundandı belki başarısızlıkları, hayal kırgınlıkları ve kayıpları. Sonrasında anladı ki hiç bir şey ondan değerli değildi; o da her insan gibi bu dünyada tekti, yapabileceği şeyler yapmak istediklerinden daha çoktu ve istediğinde yapamayacağı şey yoktu. Neden olmasın diyerek sıvadı kolları; ilk önce yaptığı en büyük hatanın farkında vardı ve boşu boşuna yarıda bıraktığı üniversitesine geri döndü ve eğitimini tamamlamaya karar verdi. Bu onun için yeni bir başlangıç oldu ve artık yapabileceklerini yapmak adına daha çok çabalayan birine dönüştü....
Hüzün Kovan Kuşu neler yapar?
Boş zamanlarının çoğunu bilgisayar başında geçirir ne yalan söyleyelim. Ne yapar peki bilgisayarın başında? Grafikle ilgili bir çok programı öğrenmek adına çabalar, kendini geliştirir, bir çok konuda makaleler okur araştırma yapar. Aynı zamanda küçük çaplı olarak php ve html ile ilgilenir, kendi internet sitesi üzerinden alıştırmalar yapar, kurcalar - bozar - düzeltir böyle böyle öğrenmeye çabalar. Google amcayı çok sever; ne öğrenmek isterse çekinmeden sorar ona, pek sıkışmadıkça başkalarından yardım almayı sevmez kendi kendine öğrenmenin daha kalıcı olduğuna inanır. Kızımız aynı zamanda bir linux hastası olup windowstan pek haz etmez; mecburiyetten dolayı kullanır ama içi de pek rahat etmez. Bu zamana kadar donanımsal hasar dışında bilgisayarını pek servise yollamamış kendi işini kendi hallede hallede bir bilgisayar kurdu haline dönüşmüştür. Hiç bir zaman her şeyi bildiğini idda etmez, hatta hiç bir şey bilmediğini savunur. Her gün yeni şeyler öğrenmeyi sever kızımız; bilir ki ölene kadar daha çok şey öğrenecektir. Bunun dışında kitap okumayı, yazı ve şiir yazmayı sever. Yatmadan önce kitap okuyarak uyku demlemek uyandığında zamanı var ise dingin kafayla okumaya devam etmek hoşuna gider. Bu aralar romandan çok kişisel gelişim kitapları ilgisini çekmektedir. Film izlemeyi, müzik dinlemeyi ve sanatsal aktivitelere katılmayı da sever bu hafif garip kızımız. Bazı dönemler her ne kadar içine kapansa da oldukça sosyal, her ortamda insanlarla kolaylıkla iletişim kurabilen, kendine göre zeki, biraz da agresif bir hatundur kendisi. Ve bunların yanında fotoğraf çekmeyi de çok sever. Fotoğraf çekerken aklındaki her karmaşık düşünceden kurtulup hayal dünyasında yeni benlikler bulmak hoşuna gittiğinden ara sıra da olsa gerçekleştirir bu aktiviteyi. Genel olarak böyle bir hatun işte kendileri.
Kendi ile barışık, kendini eleştirebilen biridir de aynı zamanda. İnsanların gözünden kendini görmeyi her ne kadar becerebilse de o da insandır onun da herkes kadar kusurları vardır. Her ne kadar bazen bencil davransa da insanlar için oldukça fedakar birine de dönüşebilir gerektiğinde. Her ne ise uzun lafın kısası böyle biri işte Hüzün Kovan Kuşu. İyisi ile kötüsü ile şirin mi şirin, yeri geldimi cadı mı cadı bir hatun işte. Senin benim gibi, herkes gibi...

