Hoşgelmiş Beşgelmiş

1 Ocak 2012 Pazar
Her yeni yıl insan evladı şöyle bir umutlanıyor; sanki saat 12' yi geçip de takvim kendini yenilediğinde hayatı kökten değişecekmiş gibi. Öyle yürümüyor işte işler; senin istediğin gibi gitmiyor, umut etmek bazen aptallık bazen ise yaşama sebebi olabiliyor... İronin dibine vuruyoruz burda sesimiz yükselmesin... Ne diyordum, hah her yeni yıl yeni umutlar diyordum; işte bunu anlayamıyorum bazen ben her Pazartesi rejime başlamak ama bir türlü başlayamamak gibi sanki. "Bu yıl şunu yapacağım, bu yıl şöyle değişecek her şey, bu yıl hayatım değişecek oğlum benim bak görürsün" diyenler her daim oldu ve her daim de olacak. Her şey buraya kadar iyi güzel de her yıl aynı şeyler söylenmez ki anam babam, her yıl aynı şeylere inanılmaz ki. Hem bak bir mantık kur öyle yıl falan yenilenmiyor, git gide eskiyor aslında yıllar; sen nasıl görmek istersen öyle görüyorsun ya o ayrı mesele.

Yeni yılın gelişi beni sevindirir tabi sevindirmesine ama o apayrı bir konu; her Pazartesi rejime başlayıp, her yıl bir şeyleri yapabilceğine inanan insanları sevmem ben; bir şeyleri yapmak için bahaneye ne ihtiyaç var ki? Yapacaksan şimdi yap, hemen yap, acilen yap beybim; ne kendini ne de hayatı bekletme, zira zaman sen bir taraflarını yırtsan da beklemiyor....

Neyse yeni yılı bu kadar kötülemek yeter de artar bile; zaten benim derdim yılla değil o masum, o güzel o anlamlı yıla gereğinden fazla anlam yükleyip de ağırlaştıranalara. Beklenti içinde olmak sen çabalamadıkça ne yazık ki işe yaramıyor güzelim be, cidden yaramıyor bak ben denedim ondan diyorum. Daha istekli olmak daha başarılı olmana yeni bir yıldan daha çok yardımcı olur, kim bilir...

Yılı sev, gelişini kutla, eğlen, ye, iç ama onu yorma; yüklenme ona.

Herkese kafam kadar güzel bir yıl diliyorum, tabi çabalaranızla...



0 parmak basan:

Yorum Gönder

Fikirleriniz bizim için pek bir değer arz etmekte, şayet susmayı da sevebiliyoruz insanlık olarak.