Hayat dediğimiz kavram nedir? diye sorarız kendimize ara sıra. Ki bu soruyu soruyorsak vardır bir terslik; her şey bununla başlıyor aslında bu tehlikeli soruyu sormakla. Ne olursa olsun bir şeyi sorguluyorsak mutlaka ve mutlaka bir terslik vardır işin içerisinde. Bir insanı, bir ilişkiyi, yaptğımız bir şeyi sorguladığımız anda bilmemiz gerekir ki sorun sorgulama biçimlerimizle orantılı şekilde büyüktür. Bırakıp kaçmayı tercih etmek de mantıklı değil çoğu kez; dikkat edilmesi gerken bırakıp kaçılacak noktaya nasıl ve ne şekilde geldiğinizdir. Kendinize önce bunu sormalısınız, sonrasında oturup değerlendirmelisiniz elinizdekileri. Olumluyu olumsuz yapmaktan kaçınmalısınız, kısacası küçük şeyleri dert etmek büyük sorunlar doğurur...
Büyüttüğünüz sorunların aslında hayatınızın gidişhatını etkilemeyecek, sadece gelecekteki mutluğunuzu yok edecek zerhirli tohumlar olduğunu untmayın; siz aksini idda etmedikçe hiç bir sorun aşılamaz değildir. Bırakın insanlar kendi hatalarının farkına kendileri varsınlar; bir şeylerin zorla gözünün içine sokulmasını sevmeyen bir türün örnekleriyiz biz birazcık da götünerahatbatanoğullarındanız. Zorla güzelliği sevmeyiz, insan oğluyuz biz!
Hitap şekillerine dikkat etmek gerek çoğu zaman gereksiz şeyler yüzünden karşındakini kırmakla biter bazı şeyler; duygular örneğin, hisler, mutluluklar ve ilişkiler... Bir kalbi cidden kırıcak bir söz söylediğinizde karşınızdaki belli etmesede siz onun için eskisi gibi değilsinizdir, onun hissettiğinden daha fazla eksik daha fazla uzaksınızdır. Bir kalbi kırarken iki kere düşünün; gerkeiyorsa yapın ama bu en son çağreniz bile olmasın, çünkü insan evladı düşündüğünüzden de fazla kırılgan dönemlerde olabilir, her şeyi yerle bir edip arkasına bakmadan gidebilecek kadar canı acıyabilir dikkatli olun.
Özel hayatınızdaki hiçbir insanı matematiksel değelerlendirmeye tabir tutumayın; insanlara - / + değerler veriyorsanız önce bunu kendiniz için yapın, eğer ki bu duruma geldiyseniz siz de en az onun kadar kusurlusunuzdur. Ve en önemlisi kusursuz olamaycağınızı ve karşınızdaki insanların da kusursuz olamacağını kabullenin; dikkatinizi sadece kusurlara yöneltirseniz hoşgörülü ve sevecen bir insan olmaktan uzaklaşır kalp kıran gaddar bir insana dönüşürsünüz. Önce kendinize ayna tutun karşınızdakini eleştirirken en az kıracak cümleleri seçin ki eleştiriniz yapıcı olsun; kırıcı eleştiri her zaman kişilerde olumsuz ve ters tepki yapar unutmayın.
Empati kurmayı öğrenin; her ne kadar kendinizi kusursuz görseniz de karşınızdakinin kusurlarına aşırı derecede takılıyor iseniz bilin ki sizin de büyük ve değiştirmeniz gerken kusurlarınız vardır, önce kendinizi sonra başkalarını eleştirin. Bilin ki karşınızdaki kişi her ne kadar bunu belli etmese de sizin ondan rahatsız olduğunuz kadar o da sizden rahatszdır; dile getirmiyor veya farklı yollar ile size göstermeye çalışıyor ise bu sizin kadar kırıcı olmak istemeidğini gösterir, bu yolu seçen kişiler genellikle yapıcı yanları ağır basan kişilerdir.
Eğer ki birisi sizi küçümsüyor, dinlemiyor ve sürekli kırıyor ise arkanıza bakmadan uzaklaşın ( kesinlikle yapın bunu ). Unutmayın ki eleştiri genel anlamda yapıcı, küçümeme tam anlamı ile yıkıcı, savunma duruma göre yapılabilitesi olan, konuşmadan kaçınmak ise bu üçünün genellemesine bakılarak değerlendirilebilecek nötr bir değerdir. Örnek vermek gerekir ise: Bir kişi tarafından eleştirilmek ve size hatalı yönlerinizin uygun bir dille gösterilmesi olumlu iken bu eleştiririn kırıcı ve sert bir üslup ile gerçekleştirilmesi olumsuzdur. Eleştiriye karşı savunma bir tepki gibi dursa da kişiler bunu bilinçaltının karanlık bölümü ile istem dışı gerçekleştirebilir veya geçmişte yaşadıklarından dolayı edindikleri ön yargılarından dolayı yine bilinçaltının beyine otomatik olarak ilettiği sinyaller ile yapabilirler. Savunma eğer ki sadece şiddet, hakaret, karşındakini eleştirme şeklinde oluyor ise genellikle bu bilinçli savunma olarak düşünlebilir; ama olasılıkları, kişinin bilinçaltı kargaşasını asla ve asla göz ardı etmeden değerlendirme yoluna gidilmelir. Küçümseme hiç bir şekilde olmlu bir davranış olmamakla bilikte kişilik yapısını ortaya koyan en net kavram olarak düşünülebilir. Karşısındakini küçümseyen kişiler genellikle geçmişinde bir çok olumsuzluğu yaşamış, öz güven problemi olan, tutarsız ve insanları üzmekten haz alan kişilerdir. Bunun tam tersine yaşadıkları büyük bir olaydan dolayı sadece ve sadece kendilerine olan güveni zedelenen insanlar bunu fark etmeseler bile bu sebepten dolayı karşısındakini küçümseyebilirler; bunu analiz etmek daha uzun bir süreçtir ve günlük hayatta tek başına elde edilebilecek kesin sonuç için sağlıklı değildir. Konuşmaktan kaçınmak bu 3 etken ile bilikte son adım olarak değerlendirdiğinde olumlu veya olumsun sonuç elde edebileceğiniz bir durum olmak ile birlikte tek başına bir kanıya varmak için yeterli değildir.
Kişilik ve ilişki analizi uzmanları bu 4 altın kuralı baz alarak bir çok sorunu ortaya çıkartmayı başarmış ve bunu basit bir kişilik analiz yöntemi olarak kullanmanın bir çok uzun vaadeli sorun tespitinden daha kısa ve daha net sonuçlar verdiğini gözlemlemiştir. Bu konu ile ilgili daha ayrıntılı bir uzman bilgisi için ünlü yazar
Malcolm Gladwell' in Düşünmeden Düşünebilmenin Gücü adlı kitabını okuyabilir, insanlar ve olaylar hakkında daha çabuk ve daha sağlıklı sonuca varabilmek için ilk adım olarak bu şekilde bir başlangıç yapabilirsiniz.
Kısacası söylemek istediğim insanları değerlendirirken, eleştirirken, sürecin matematiksel hesabını yaparken ve sonuca varma aşamasında genel bir düşünce analizi gerçekleştirirken olumlu her küçük ayrıntıyı dikkate alıp, olumsuzlukların en büyüklerini ele alarak hareket etmenizidir. Eğer ki bu şekilde sonuca varabileceğinize inanırsanız bu sizin için en sağlıklı çözüm yolu olacaktır....
Son not: Bu yazı geçmişteki tecrübelerim ve bilgilerim doğrultusunda yaşadığım olaylara karşı pencereden bakarak yazılmıştır. Yaşanılan olaylardan çok kişiler arası sorunları ele almamın sebebi en temel sorunun iletşim ile doğmasından ve hayatımızın bir çok alanında bizi insanlarla olan ilişkilermizin etkilemesinden dolaydır. Umarım bu yazıyı yazarken kendime sağladığım yarar kadar sizelere de fayda sağlayabilmişimdir. Eğer ki bu noktaya kadar okuma sabrını gösterdiyseniz sizlere çok teşekkür ediyor ve bundan sonraki hayatınızda kişiler ile daha sağlam ve sorunsuz ilişkiler kurmanızı temenni ediyorum...