Ay' a gözlerini saklamış hüzün,
Yakomoz da saklıyız sanki,
Elimi uzatsam dokunacak kadar yakınım sana,
Esasen çokça ışık yılı uzakta olsan da.
Yakomoza akıyor belki göz yaşlarım,
Buharlaşıp gözlerinde parıltı olacağım günün birinde.
Yüzün saklı Ay'da, Yakamozda silüyetin,
Karanlıklarda geziniyor ruhun,
Senden habersiz karanlıklarda buluyorum seni.
Ah bir bilsen;
Gecenin kör karanlığında,
Esen hoyrat rüzgarda saklı olduğunu.
Ah bir bilsen,
Tenimi okşayan rüzgarla ellerinin bana dokunduğunu.
Ah bir bilsen;
Kör karanlıklardaki tek aydınlığın gözlerin olduğunu.
Ah bir bilsen;
Karşı kıyıların birinde olma ihtimalin ile umutlanışlarımı,
Bir kadeh dem ile seni döktüğümü içime, seni anlatışımı...
Ah bir bilsen; İmkansız olsanda vazgeçilmezim olduğunu...
Ahh bir bilebilsen...
İmkansızsın işte;
Dili geçmiş zamandan kapanmayan, kapanmayacak tek yaramsın,
Ölüme en büyük özlemsin sen,
Vazgeçmek mümkün değil senden, bak çoktan bittim işte ben,
Ölüme ve sana hasret;
Nasıl geçer bu günler?
Sen gittin ya, Öldüm işte o zaman ben.
Bundan sonra yaşamak öylesine..
Gülüşler sahte,
Gönlüm hüküm giydi mühebbet hapse,
Ellerim çağrelerle çağresiz,
Ben sensizim ya, bitti her şey..
Geçmişi unutmak ne mümkün;
Yarınlar toprak oldu çoktan gittiğinde,
Zaman ilaç değil yara olur kalbimde,
Hangi zaman kavramının seni silmeye gücü yeter ki?
Sen bile çağre olmazken içimde sensizlikten oluşan yarama,
Artık mümkün değil...
Bittim;
Karanlık her taraf,
Yanmasın ışıklar,
Bir tek yüzün var ve hüzün,
Gerisi tefferüat..
Bir tek hayalin kaldı senden yadigar,
İşte hepsi bu kadar..
Dip zımbırtısı: Dili geçmiş zamanların baş öznesine hitaben; gecenin kör karanlığında, yakamoza karşı, dalgaların sesi eşliğinde yazılmıştır.
Özge ÇATAL