Hayat ve Ben

16 Mart 2008 Pazar

Şişirip yelkenleri, açılma vaktin gelmiştir denize. Bilirsin ki ne fırtınalar,
ne deli dalgalar beklemektedir seni. Korkarsın, terk edemezsin limanı, bir
köşesine sığınırsın. Kabullenmesen de artık aşk bitmiştir, İşte son bu...
İçin hep hüzün doludur, bir türlü kabullenemezsin bittiğini. Gözlerinin içine
bakıp seni seviyorum demesini beklersin. O sözler hiç çıkmayacak o dudaklardan
bilirsin. Yinede umudun yeşildir, İşte hayal bu...
Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. An olur ki ne olur bitmesin dersin.
Bu sözlerin dudaklarından nasıl çıktığına kendin bile inanamazsın. Oysa o yüzüne
bakıp sadece gülümser, İşte acı bu...
Ondaki sıcaklığı kimsede bulamayacağını düşünürsün. Kimse onun gibi gülemez,
onun gibi dokunamaz dersin. Ve kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilirsin.
Kahredip başını eğersin önüne. İşte hüzün bu...
Nefes alamaz hale gelirsin, daralır için. Bir kaç saatlik derin bir uykuya
hasretsindir. Bilirsin ki gözlerini kapasan da terk etmeyecektir hayali. Atarsın
gecenin kollarına kendini, İşte huzur bu...
Ondan gelecek tek bir haberi umutsuzca beklersin Bir de beklemek ölüm gibi gelir
insana böyle zamanlarda. Aslında ölüm fikride garip değildir artık sana. Geri
dönerse diye ölemezsin bile, İşte sabır bu...
Hayat devam ediyordur ama her şey yarımdır, hep bir yanın eksik. Yüreğin eskisi
gibi atmayacaktır, başka aşklarsa seni kandırmayacaktır. O başkalarıyla, mutlu
bir hayatı yaşıyor olsa da, yine de sevginden vazgeçemezsin. İste aşk bu...
Boş ver, Hep aynı masal. “Hayat ve Ben” işte hepsi bu...
ALINTIDIR

Hoş Bir görüntüydü Sadece Arta kalan....



Hoş bir görüntüydü sadece arta kalan yaşadıklarımızdan.Üzerinden mevsimler geçmişti,önce güneşin açtığı,sonra yaprakların döküldüğü,aniden hafif sonbaharın yerini kışa bıraktığı aşkımızın..Dört mevsim kadar uzun sürmemişti oysa sürekli mevsim değiştiren ilişkimiz.Bir mevsime bile sığdırmayı becerememiştik sevdamızı.Yaşadığımıza sevda demek doğru olur muydu bilmezdi aslında.Bazen deli gibi severken birbirimizi,bazen duruluyordu ortalık.Dengesiz bir sevdaydı bizimkisi.Belki de hiç yaşanmamalıydı.Esip geçen sevdamızdan geriye virane bir ben mafolmuş bir sen kalacağına hiç başlamamalıydı bu mevsim değiştiren ilişki.Geçmişe dönüp bu karmaşık sevdayı hiç yaşanmamış sayamayacağımızdan kabullendik her şeyi.Yollarımızı ayırdık iki zıt yöne.Artık aynı ağacın birbirine en uzak iki dalında ikamet eden meyvelerdik biz.Biz bir daha bir araya gelmesi mümkün olmayan kırılmış bir vazonun parçalarıydık.Zamanla kapanıyor gibi görünse de yaralarımız gitgide daha da büyüyordu aslında.Zordu ayrı kalmak birbirimizden ama ayrı kalmaz zorundaydık daha çok sürüklenmemek için bu sonu olamayan kuyunun içine.Önce sen uzak durdun benden,bense kopamıyordum,ayrılamıyordum canımdan bir parça saydığım senden.Zamanla kabullenmek zor olsa da alışkanlık olamaya başladı sensizlik.Zorlanıyordum,acı çekiyordum,bağırıyordum gecenin sesiz karanlığında.Sesimi ne duyan oluyordu,nede acımı anlayan.Sen artık başka sevdalarda,başka mevsimlerde yaşıyordun.Bense sevdalanmayı bırak,daha seni unutamamışken,sonbaharla kışın arasında sıkışmış güneşin dayanılmaz güzelliğine hasret yaşıyordum.Bir umut kalmıştı elbet içimde,bir bakışınla tekrar alevleniyordu içimdeki ateş.Senin duygularından bir haber olsam da ben kendi duygularımla sevdalanıyor sevdalandıkça daha da derine batıyordum.Seninle konuşamamak,sana dokunamamak her ne kadar acı olsa da dişlerimi birbirine kenetleyip,dudaklarımı birbirine bağlayıp yaşamaya çalışıyordum.Bu acıya değer miydin diye sormaktan alamıyordum kendimi.Sen beni benim seni düşündüğüm kadar düşünüyor muydun acaba.Yada soğuk bir gecede benim hayalimle ısınabiliyor muydun bilinmez ama ben seninle her üşüdüğümde ısınabilecek kadar çok seviyordum seni.Şimdi soruyorum kendime bütün bunlar karşılıksızsa eğer karşılığı olmaya bir sevda için bu kadar parçalanmaya,savrulmaya,acı çekmeye değer mi?Seni bana geri geri getirebilecek bir güç var mıdır?Hangi cehennemle kiminle yanıyorsun?Eskiden beni deli gibi sevdiğini söylerken şimdi neden yanımda yoksun?Bulamıyorum bu soruların cevabını hepsi beynimde dönüp duruyor,hepsi içimde dağ gibi büyüyor..Ya şimdi ne olacak?Sensiz mevsimler nasıl geçecek?Seni bu denli severken ben ne olacağım?Neden senden uzak yaşlanmak zorundayım?Bütün bunları hak ettim mi ben?Cevap ver şimdi hepsine beni bu durumdan kurtar,ya da sonsuza dek çık git hayatımdan,ellerinle paramparça ettiğin kalbimi bana geri ver…
Fotoğraf:Devian Art
Dipnot:Eskilerden bir yazı...
2004 senesinin anısına..Saygılarımla..